İsa Karakaş'ın aktardığına göre, Ekim 2008'den önce sigortalı olanlar emekli olduktan sonra özel sektörde bir işe girdiğinde iki yoldan birini seçebiliyor. İlkinde emekli aylığı kestiriliyor ve kişi, diğer işçiler gibi tam prim üzerinden sigortalı oluyor. İkincisinde ise maaş almaya devam ediliyor, işveren de bu kişi için Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) ödüyor.
Maaşını kestirerek çalışmayı seçenler, rapor parası konusunda sıradan bir işçiyle aynı haklara sahip. Hastalık nedeniyle rapor alan bu kişilere geçici iş göremezlik ödeneği raporun üçüncü gününden itibaren ödeniyor. İş kazası ya da meslek hastalığında ise ödeme ilk günden başlıyor.
SGDP ile çalışan emeklinin tablosu farklı. Bu kişiler hastalık ve analık sigortası kapsamında olmadığı için hastalık ya da doğum gibi durumlarda rapor parası alamıyor. Ancak iş kazası ve meslek hastalığı halinde, tam primli çalışanlar gibi ilk günden itibaren ödenek hakları bulunuyor.
Şirket ortağı ya da kendi işyerinin sahibi olan Bağ-Kur emeklileri ise maaşları kesilmeden faaliyetlerini sürdürebiliyor.
