Yapılan yazılı açıklamada, henüz kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığına ve masumiyet karinesine dikkat çekilerek, şirket tüzel kişiliğine yönelik iddiaların ekran karartma gerekçesi yapılamayacağı vurgulandı. Müdahalenin doğrudan Anayasa ile koruma altındaki basın özgürlüğüne ve toplumun haber alma hakkına darbe olduğu belirtildi. Uygulamanın yüzlerce basın emekçisinin işini ve geleceğini tehlikeye attığı ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Kamera arkasından haber merkezine kadar çalışan emekçiler bu yaptırımların doğrudan mağduru hâline getirilmiştir.
TELE1’in ardından Halk TV’de yinelenen kayyum pratiği, bağımsız medyayı susturma aracına dönüştürülemez. Özgür basın susturulamaz; emekçilerin alın teri keyfi tedbirlere kurban edilemez."
