Pekin yönetiminin bu hamlesinin arkasında, küresel finans sistemindeki dolar bağımlılığını azaltma ve döviz rezervlerini çeşitlendirme hedefi yatıyor. Rusya-Ukrayna savaşının ardından Batılı ülkelerin Rusya Merkez Bankası'nın varlıklarını dondurması, jeopolitik gerilimin tırmandığı dönemlerde yurt dışında tutulan rezervlerin ne kadar kırılgan olabileceğini açıkça gösterdi.
Çin de bu tabloya kayıtsız kalmadı. Ülkenin ABD Hazine tahvillerindeki payı temmuz ayında 618 milyar dolara gerileyerek son 18 yılın en düşük seviyesine indi. Aynı dönemde Çin Halk Bankası, kasasındaki altını düzenli olarak artırmayı sürdürdü.
Verilere göre banka, son 3 yıla yakın sürenin en yüksek aylık alımlarından birini gerçekleştirerek resmi altın rezervini 2 bin 387 tonun üzerine taşıdı. Yine de Çin'in elindeki stok, ABD'nin toplam altın rezervinin hâlâ üçte birinin altında kalıyor.
