

Buna göre ergenlerin yüzde 52’si ayda en az bir kez sohbet botlarından duygularını ifade etmek, tavsiye almak, ilişki sorunlarını konuşmak veya sosyal becerilerini geliştirmek için yararlanıyor.
Uzmanlar, yapay zekânın doğru sınırlar içinde kullanıldığında destekleyici bir araç olabileceğini kabul ediyor. Ancak Velotta, yapay zekânın gerçek ilişkilerin yerini almaması gerektiğini vurguluyor. Ona göre yapay zekâ bir insan değil; kullanıcıyı etkileşimde tutmak üzere tasarlanmış gelişmiş bir sistem. Gençlerin bunu gerçek bir ilişki gibi görmeye başlaması ise uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirebilir.
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de genç erkeklerin gerçek hayattaki romantik girişimlerden giderek daha fazla kaçınması oldu. 2024 yılında yapılan bir ankete göre Amerikalıların yaklaşık yüzde 20’si bir sohbet botuyla flört ettiğini belirtirken, Z kuşağı erkeklerinin yüzde 45’inden fazlası ise bugüne kadar gerçek hayatta hiç kimseye çıkma teklif etmediğini söyledi.
Uzmanlar, gerçek ilişkilerin beraberinde getirdiği reddedilme, hayal kırıklığı ve çatışma gibi deneyimlerin kişisel gelişimin önemli parçaları olduğuna dikkat çekiyor. Empati kurma, uzlaşma, iletişim ve sorun çözme gibi becerilerin ancak gerçek insan ilişkileri içinde gelişebileceği belirtiliyor.




