
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgede devam eden çatışmalara ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
İsrail ve ABD’nin politikalarını eleştiren Fidan, Türkiye‘nin öncelikli hedefinin savaşın genişlemesini önlemek ve bölgedeki “fitne tohumlarına” engel olmak olduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, katıldığı bir televizyon programında gündemin sıcak başlıklarını değerlendirdi.
Özellikle İran merkezli gelişen savaşın küresel ve bölgesel etkilerine dikkat çeken Fidan, Türkiye’nin bu süreçteki yol haritasını net bir şekilde ortaya koydu.
Bakan Fidan, savaşın başlamasından itibaren Türkiye’nin belirlediği üç ana hedefi şu sözlerle özetledi:
Savaşı Durdurmak: Çatışmaların bir an önce son bulması için diplomatik kanalları açık tutmak.
Yayılmayı Önlemek: Savaşın diğer bölge ülkelerine sıçramasının önüne geçmek.
Türkiye’yi Korumak: Ülkemizi bu yıkıcı sürecin dışında tutarak güvenliği tesis etmek.
Fidan, “Savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların oluşmaması hayati önemdedir.
Savaş biter ama bıraktığı istikrarsızlık 30-40 yıl sürebilir. Biz bu ‘nükleer etki’ gibi sürecek bir yıkımı önlemek istiyoruz” dedi.
Bölgenin adım adım İsrail tarafından kurgulanan bir çatışma ortamına sürüklendiğini belirten Bakan Fidan, 7 Ekim sonrası sürece atıfta bulundu.
İsrail’in Gazze’den sonra Lübnan, Suriye, Irak ve İran’ı hedef alan bir strateji izlediğini ifade eden Fidan, bu durumun bölgedeki Müslüman halklar arasına kalıcı bir “fitne tohumu” ekme amacı taşıdığını savundu.
Pakistan üzerinden yürütülen mesaj trafiğine ve ABD ile yapılan koordinasyona değinen Fidan, müzakerelerin zorlu geçtiğini belirtti.
Savaş öncesi ve sonrası pozisyonların değiştiğini vurgulayan Bakan, şu ifadeleri kullandı:
“İran, Amerika’ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir. Ancak iki tarafta da gerçek bir niyet varsa, bu açılış pozisyonları bir noktada buluşturulabilir.
Önemli olan tarafların sahici olması ve müzakerelerden kaçmamasıdır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon çerçevesinde hareket ettiklerini hatırlatan Fidan, Türkiye’nin savaş öncesindeki “bölgesel sahiplenme” ve “iş birliği” yaklaşımının ne kadar kıymetli olduğunun bugün daha iyi anlaşıldığını söyledi.
Fidan, geçmişten gelen nükleer meseleler ve birikmiş gerilimin bir patlamaya dönüştüğünü belirterek, çözüm için çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti.




