

Saniye geçmişte günün 86.400’de biri olarak tanımlanıyordu. Ancak Dünya’nın dönüş hızındaki değişimler, zaman ölçümünde ciddi sapmalara yol açabiliyordu. Daha hassas ölçümler yapılabilmesi için 1967 yılında atom saatlerine geçildi ve saniye, sezyum-133 atomunun titreşim sayısına göre tanımlandı.
Ancak bilim insanları artık daha ileri hassasiyet seviyelerine ulaşmış durumda. Stronsiyum gibi atomlar, görünür ışık frekansında çok daha hızlı titreşiyor. Bu da saniye ölçümünde çok daha fazla ‘tik’ sayılmasını sağlıyor. Yeni geliştirilen optik saatte ulaşılan doğruluk seviyesi 10 üzeri eksi 19 mertebesine kadar indirildi.
Elde edilen sonuçlar, saniyenin mevcut tanımının yakın gelecekte yeniden ele alınabileceğini gösteriyor. Bunun gerçekleşmesi için farklı kurumlarda aynı hassasiyet seviyesine ulaşan en az üç optik saatin aktif olarak kullanılması gerekiyor.




