
Babasının kerestecilik işi dolayısıyla gittikleri Lübnan’daki iç savaştan kaçarak 1975 yılında 5 yaşındayken ailesiyle birlikte kente gelen Ömer Erdoğan, Türkçe öğrenmek için burada yaşadığı mahalledeki bir marangoz atölyesinde çırak olarak işe başladı. Burada küçük yaşına rağmen ahşap oymacılığı üzerine minyatür çalışmalar çıkarmaya başladı. Erdoğan, daha sonra kalfalık ve ustalık dönemlerinin ardından kendi atölyesini açtı. Ancak hobisi giderek asıl işinin ötesine geçti. Kentin tarihi Büyüksaat Kulesi’nin hemen yanında bulunan bir handa geleneksel el sanatlarını yaşatacağı yeni bir atölye kuran Erdoğan, hem hayalini gerçekleştirdi hem de kentin tanıtımına katkı koyan eserler üretmeye başladı.

Hobisi artık mesleği haline gelen ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 2013 yılında ahşap işçiliği sanatçısı ünvanını da alan Erdoğan, uzun yıllardır atölyesinde kentin tarihi dokularının minyatürlerini üretirken, geleneksel Türk-İslam motiflerini kullanarak ahşap oymacılığından eserler üretiyor. Bu sanatı gelecek nesillere de ulaştırmak için büyük çaba sarf ettiğini belirten Ömer Erdoğan, iç savaştan kaçıp sanatçılığa uzanan başarı hikayesini DHA’ya anlattı.
TÜRKÇE ÖĞRENMEK İÇİN MARANGOZ ATÖLYESİNDE ÇIRAKLIĞA BAŞLADI
Ahşap oyma sanatçısı Ömer Erdoğan, “Aslen Mardinliyiz. Ancak babam işi dolayısıyla yaklaşık 20 yıl Lübnan’da yaşamış. Ben 5 yaşlarındayken Lübnan’da çıkan iç savaşın ardından, Türkiye’ye dönüp Adana’ya yerleştik. Burada Türkçe öğrenmek maksadıyla küçük yaşlarda yaşadığım mahalledeki marangoz atölyesinde çıraklığa başladım. Bu dönem hobi olarak ahşaptan küçük kayıklar, yelkenler, el aynası, kahve tepsisi yapıyordum. Kalfalığın ardından usta oldum ve ilerleyen yıllarda kendi atölyemi açtım. Ancak 2007’de bu atölyem yandı ve her şeyimi kaybettim” dedi.
‘HEDEFİM GELECEK NESİLLERE GELENEKSEL SANATLARIMIZI AKTARMAK’
Yaşanan olumsuzluklara rağmen hobisini mesleğe çevirerek yeniden bir atölye kurarak hayalini gerçekleştiren Ömer Erdoğan, bu kez geleneksel ahşap oyma ürünler üretmeye başladığını belirterek, şöyle devam etti:




