1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. ABD/İsrail-İran Savaşı: Ortadoğu Yine Yanıyor, Peki Türkiye Bu Ateşin Neresinde?

ABD/İsrail-İran Savaşı: Ortadoğu Yine Yanıyor, Peki Türkiye Bu Ateşin Neresinde?

ABD/İsrail-İran Savaşı: Ortadoğu Yine Yanıyor, Peki Türkiye Bu Ateşin Neresinde?
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu savaş Türkiye’ye maliyet üretmeye çoktan başladı bile. Uçuşlar iptal ediliyor, hava sahaları riskli hale geliyor, ticaret ve lojistik baskı altında, enerji fiyatları oynaklaşıyor. Türkiye’nin İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün’e uçuşları durdurması; bazı Körfez uçuşlarını da askıya alması, savaşın daha kapıya tam dayanmadan günlük hayatın ve ekonominin ritmini bozmaya başladığını gösteriyor.

Daha çarpıcı olan ise şu: Bu kriz artık teorik olmaktan çıktı, Türkiye’nin güvenlik alanına fiziksel olarak da temas etti. İran’dan atılan bir balistik füzenin Türkiye’yi hedef alması ve NATO tarafından engellenmesi, ardından ittifakın füze savunma duruşunu yükseltmesi, fakat buna rağmen NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin bunun 5. madde sürecine dönüşmeyeceğini söylemesi son derece önemliydi. Çünkü Türkiye bir yandan çatışmanın parçası olmak istemiyor, öte yandan çatışmanın menziline girmiş bulunuyor. “Taraf değilim” demek bazen tek başına yetmez; coğrafya sizi dosyanın içine yazar.

Bu nedenle önümüzdeki dönemde en olası senaryo, tam bir barış ya da tam bir kıyamet değil; daha çok kronik, düşük yoğunluklu, ama bütün bölgeyi yoran bir çatışma halidir. Tam savaş yoktur, ama tam sükûnet de yoktur. Füze vardır, İHA vardır, vekil güçler vardır, enerji paniği vardır, diplomatik temas vardır; ama çözüm yoktur. Ortadoğu uzun süredir zaten böyle işliyor: Herkes savaşıyor, kimse resmen savaş ilan etmiyor; herkes barış diyor, ama kimse barışı kuramıyor.

Türkiye için en rasyonel hedef burada net biçimde ortaya çıkıyor: çatışmaya sürüklenmeden etkilerini yönetmek. Bunun anlamı; sınır güvenliğini artırmak, yeni göç baskılarına hazırlıklı olmak, enerji maliyetlerini azaltacak alternatif kanalları güçlendirmek, NATO ile koordinasyonu sürdürürken ulusal karar alanını korumak ve diplomatik zemini açık tutmaktır.

Çünkü İran’da olası bir iç çöküş ya da rejim çözülmesi, bazı dış aktörlerin gözünde “fırsat” gibi görünebilir; fakat Türkiye için bunun adı büyük ihtimalle güvenlik boşluğu, mülteci baskısı, sınır hattında yeni gerilimler ve ekonomik şok olur. Ankara’nın istemeyeceği senaryo tam da budur: zayıflamış ama kontrol edilemeyen bir İran.

Burada Filistin başlığını da atlamamak gerekir. Türkiye’nin bu krize bakışı yalnızca İran dosyası üzerinden şekillenmiyor. Gazze’de yaşanan yıkım, İsrail’in bölgesel askeri çizgisi ve Filistin meselesi, Ankara’nın söyleminde güçlü bir ahlaki ve siyasi çerçeve oluşturuyor. Kimileri bunu ilkeli dış politika olarak görüyor, kimileri ise sınırlı etki üreten ama iç siyasette karşılığı olan bir söylem olarak okuyor. Gerçek muhtemelen ikisinin arasında bir yerde duruyor. Dış politikada ilke ile çıkar zaten çoğu zaman saf halleriyle değil, birbirine karışmış biçimde dolaşır.

Sonuçta Türkiye’nin önündeki tablo berrak değil; ama temel gerçek açık: Bu kriz Türkiye için hem tehdit hem de test niteliğindedir. Tehdit, çünkü enerji, güvenlik, ekonomi ve göç başlıklarında ciddi maliyetler üretebilir. Test, çünkü Ankara’nın “denge siyaseti” dediği çizginin gerçekten ne kadar sürdürülebilir olduğunu gösterecektir.

Ve açık konuşmak gerekirse, Türkiye artık yalnızca “ne olursa ona göre pozisyon alan” bir ülke olmak istemiyor. Daha fazlasını istiyor: etki üretmek, yön vermek, denge kurmak, oyun bozmak ve masa kurmak istiyor. Fakat bu iddianın gerçek değeri tam da böyle kriz zamanlarında ortaya çıkar.

Ortadoğu yine kaynıyor. Haritalar yine konuşuyor. Füzeler yalnızca hedef değil, aynı zamanda mesaj taşıyor. Petrol yalnızca enerji değil, jeopolitik sinir sistemi gibi davranıyor. Ve Türkiye yine o tanıdık yerde duruyor: Ateşin tam içinde değil belki, ama tam kıyısında da değil.

Bu coğrafyada bazen en zor şey savaşmak değildir.

Yanındaki savaşa rağmen ayakta kalmak, soğukkanlılığını korumak ve doğru anda doğru ağırlığı koyabilmektir.

Türkiye’nin önündeki asıl sınav da tam olarak budur.

ABD/İsrail-İran Savaşı: Ortadoğu Yine Yanıyor, Peki Türkiye Bu Ateşin Neresinde?
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sehrin Sesi Uygulamasini Yukle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Şehrin Sesi, Samsun Haber ve internet Gazetesi olarak, Samsun ili ve ilçeleri hakkında son dakika haberleri, asayiş haberleri, güncel haberler ve Samsunspor haberleri yayınlamaktayız. ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin