
Toplu ulaşım bir şehir için lüks değil, temel bir ihtiyaçtır. Ancak bazı uygulamalar var ki, “hizmet veriyoruz” denilebilmesi için mi yapılıyor, yoksa gerçekten vatandaşın ihtiyacını karşılamak için mi, bunu sorgulamadan edemiyoruz.
8 Nolu Otobüs Hattı da ne yazık ki bu sorgulamayı beraberinde getiriyor.
Öncelikle ücret politikası… En kısa mesafeye de, en uzak mesafeye de aynı ücret uygulanıyor. Ortalama 5 kilometrelik bir menzil içinde hizmet verdiği belirtilen hat, yolcuyu çoğunlukla zaten ortak kullanılan güzergâhlara ulaştırıyor. Asıl ihtiyaç duyulan lokasyonlara gitmek için ise vatandaşın bir kez daha ücret ödemesi gerekiyor. Bu durumda ortaya şu soru çıkıyor: Bu hat gerçekten ulaşımı kolaylaştırmak için mi var, yoksa sadece “var” demek için mi?
Bir diğer önemli sorun ise sefer saatleri. Hattın son sefer saatinin 18:30 olarak belirlenmiş olması, çalışan vatandaşlar açısından ciddi bir mağduriyet oluşturuyor. Günümüzde birçok iş yerinde mesai bitiş saatleri 18:00, 18:30 hatta 19:00’u bulabiliyor. İnsanlar iş çıkışı en az 30–35 dakikalık mesafelerden Büyük Cami durağına yetişmeye çalışıyor. Bu koşullarda, 18:30’daki son sefere yetişmek ne kadar mümkün?
Toplu ulaşım planlaması yapılırken şehrin gerçek yaşam temposu göz önünde bulundurulmalı. Eğer amaç gerçekten hizmet vermek olsaydı, hat sadece Cedit – Büyük Cami arasında sınırlı kalmaz; en azından hastanelere ve Samsun merkezine kadar uzatılarak vatandaşın ikinci bir aktarma yapmasına gerek bırakmazdı. Böyle bir düzenleme hem hasta ve yaşlı vatandaşlar için büyük kolaylık sağlar hem de hattın kullanım oranını artırırdı.
Bugünkü haliyle 8 Nolu Hat, Samsun’un bir ucundan diğer ucuna neredeyse tüm şehri dolaşan ve aynı ücret tarifesiyle hizmet veren diğer hatlarla kıyaslandığında cazibesini kaybetmektedir. Vatandaş neden iki kez ücret ödesin? Neden yetişmesi zor bir son sefere koşarak ulaşmaya çalışsın?
Toplu taşıma planlaması, masa başında değil, sahada yaşayan insanların günlük hayatı dikkate alınarak yapılmalıdır. Aksi halde var olan bir hat, kâğıt üzerinde hizmet gibi görünür; ancak sahada karşılığı olmayan bir uygulamaya dönüşür.
Yetkililerin bu hattı; güzergâh, ücret ve sefer saatleri açısından yeniden değerlendirmesi, hem vatandaş memnuniyeti hem de gerçek anlamda kamu hizmeti anlayışı açısından önemli bir adım olacaktır.

